BÖLÜM 1: İnanç
31.08.2021 tarihli notumdan.
“Bir süredir yeniden ailemin yanında yaşıyorum ve fark ettim ki annemin beni çıplak görmesini kesinlikle istemiyorum. Bu nedenle banyodan çıktığımda hızlıca odama geçmeye karar verdim. Ancak, çok geç kalmıştım. Annem çoktan beni görmüştü ve hızlıca yanıma gelip cümlesini yüzüme yapıştırdı, “Ayyy, kızım biraz spor mu yapsan? Bu halinde ne böyle? Lömbür lömbür olmuşsun!”. Bu ifadeler bana şunu fark ettirdi: yıllardır kendimi beğenmeyişimin nedeni işte bu tepkinin ta kendisiydi! Annemin bana baktığında görmek istemediği çirkinliklerim var ve benim bunlarla barışık olmamı da umursamıyor!

Ben onun güzellik anlayışına uymuyorum. Daha güzel olmam lazım. Asla yeteri kadar güzel değilim! Bugün yüzüme çarpılan bu tepkiyle irkildim ve kendime geldim.”
Şimdilerdeyse güzel olduğumu bilmeme rağmen, toplum içinde bunu göstermekten utanç duyuyorum. Sanki ellerinde tıpkı anneminki gibi bir büyüteç varmış ve tüm hatalı yanlarımı görüyorlarmış gibi hissetmeden edemiyorum. Ancak, biliyorum.. Güzelim.
Kendimle olan uzun yüzleşmelerden sonra, daha önemli bir şey fark ettim. O da şöyle başladı:
“Güzel olmak, güzellik TEK başına yeterli midir?”
“Zihnimiz güzel olana yönelir, güzel şeylerden haz alır. Ancak, tek başına bu yeterli midir? Yada, her hangi bir şey tek başına yeterli mi?”
Kendime bu soruları sorarken aynalarla aramın bozuk olduğunu fark ettim. Evimde 4 tane aynam vardı, ancak nadiren yüzüme, kendime bakardım. Bir gün bana gelen bir misafirimin evimdeki boy aynamda fotoğraf çekilip, kendini beğenerek izlediğini görünce fark ettim: ben daha önce hiç o aynada kendime bakmamıştım. Aynalardan kaçma nedenimse çocukluğumdaki bir zorbalığı hatırlattı. Bir gün teyzemin kızının bana gelip “Aynalara bu kadar bakarsan kendinden sıkılır ve zamanla çirkinleşirsin!” demesiyle başlamıştı. Ben de ona inanmış, aynalara küsmüştüm.

Misafirim evimden gittikten sonra, içimde bir öfke hissettim. Önce nedenini anlayamamıştım, ama artık biliyorum. Öfkem kendimeydi, bana söylenen yalana bunca yıl nasıl da inandım? Kandırılmış hissettim. Az önce aynada kendine bakıp bakıp ne kadar güzel olduğunu söyleyen, üstüne bir de fotoğraflayan o kadın hiç de çirkinleşmedi? Yada çirkinleşecek gibi de durmuyor, ya ben neden çirkinleşeceğime inandım?! Çocuk kalbim, nasılda inandı böyle bir yalana?! Çocuktum işte, ablamdır yalan söylemez, haset etmez zannettim. Neyse ki bu sayede artık daha fazlasını biliyorum. O nedenle teşekkür ederim, sayende “güzellik” arayışımda ben gerçeklere ulaştım, sana aynalarla başarılar! 🙂
İnandığım dağlara karlar yağdı, o halde kızakları hazırlayın kayıyoruz!
BÖLÜM 2: Arayış ve Uyanış
Güzellik geçici derler, boşuna değil. Peki, neden tüm dünya kalıcı güzelliğin peşinde? Elde edilemeyenin peşinden gitmek seni diri tutar, amacın olur da ondan. Ulaşırsın, algı değişir yeniden başlarsın. Bu döngü hiç bitmez çünkü “güzellik” GÖRECELİDİR. Hem geçici, hem göreceli olana gene de neden yatırım yaparız? Bunun mantığı nedir? Bilemedim. Ancak benim de kovaladığım bu garip arzunun peşinde koşarken anladığım bir tek şey var o da: Tek başına güzellik 5 para etmez!
- Güzelsindir, ama kendine öz güvenin yoktur,
- Güzelsindir, ama farkında değilsindir,
- Güzelsindir, ama konuşmasını bilmezsin,
- Güzelsindir, ama kültürsüzsündür,
- Güzelsindir, ama asosyalsindir,
- Güzelsindir, ama ağzından küfür eksilmez,
- Güzelsindir, ama oturmasını kalkmasını beceremezsin,
- Güzelsindir, ama modadan anlamaz – kendine yakışanı seçemezsin,
- Güzelsindir, ama hijyen nedir bilmezsin,
- Güzelsindir, ama yüzün kireç taşı gibidir,
- Güzelsindir, ama içince sapıtır kontrolünü kaybedersin,
- Güzelsindir, ama hiç bir standartın, prensibin yoktur,
- Güzelsindir, ama seni esir eden bağımlılıkların vardır,
- Güzelsindir, ama iki kelam laf edemezsin,
- Güzelsindir, ama hayvanlara ve doğaya saygın yoktur,
- Güzelsindir, ama hep başkalarına muhtaçsındır,
- Güzelsindir, ama dedikodu en sevdiğin şeydir,
- Güzelsindir, ama ruhunu fitnelik fesatlıkla beslersin,
- Güzelsindir. ama ……. burayı da sen doldur.
Gerçek ihtiyacını anlayabilmek için kendine “Mecbur muyum?” diye sor. TEDX Talks Müfitcan Saçıntı

Güzellik algımız da tıpkı iletişim yollarımız gibi, kapalı. Peki ya neden? Bizim üzerimizden hiç bitmeyecek bir arzu yarattılar ve sonsuz bir döngüye soktular. Bir kez inandın mı çıkamıyorsun. Ama gel bir deneyelim.
- Güzellik algını yeniden keşfet. Güzellik içten dışa gelen ve bir bütün olarak karşı tarafa yansıyan enerjinin ta kendisidir. Yani, yalnızca göze değil, kulağa da hoş gelen, ruhuna da hoş gelen, burnuna da hoş kokan 5 duyu organını harekete geçirebilendir. Yani yüzü ve fiziği 10 numara ama ağzı kokan bir adama güzel demem gibi.
- Güzellik algısı fiziksel görünüm olarak kişiden kişiye değişse de, aslında verdiği HİS hepimizde aynıdır. Gerçek bir güzel kadın yada erkek hepimizde aynı etkiyi yaratır. HAYRANLIK.
- Güzel olabilmek için:
- erdemli olmak,
- çeşitli kültürlere (yemek, müzik, yaşam, vb gibi) sahip olmak, vicdanlı olmak,
- hoşgörülü olmak,
- nazik/kibar olmak,
- görgülü olmak,
- eğitimli olmak (okul okumuş, kendini geliştirmiş, varolduğundan 1 adım öteye gidebilmiş),
- alçak gönüllü olmak,
- kibirlerinden arınmış olmak,
- öncelikleri olan,
- öz güvenli,
- rahat / takıntısız,
- edep adap bilendir,
- konuşmasını bilendir,
- kılık kıyafetine özen gösteren, kendine yakışanı giyen,
- bakımlı ve özenli görünümde olan,
- en önemlisi de kendine saygılı ve kendini seven bir birey olarak yetişmiş olması gerekir.

Yani güzel olmak aslında CESARET ister! Ama, sektörün istediği şey bu değil, böyle insanlar da para harcamaz. Bunu da bildikleri için yukarıdaki tüm maddeleri boş verip, yalnızca onlara para getirecek 1 tek şeye odaklandılar o da: FİZİKSEL / DIŞ GÖRÜNÜM.
“Birinin iştahı tarafından yönetilmek garip bir şey.” Tutku, Jeanette Winterson
Yani bunca yıldır kandırılıyor, yönlendiriliyor ve farkında olmadan bazı değer ve yargıları yok ediyoruz. Güzel olan ve güzellik algısı cidden çok abartılan ve hakikaten cesaret isteyen bir konuyken, herkesin bir ameliyat yada para ile satın aldıklarından ibaret değil! Cidden!
Güzel bir adam yada kadının küfürlü konuşması ve kavga edip olay çıkartması hoş mu? Yada çok güzel bir adamın takıntısı uğruna işlediği cinayetler normal mi? Güzel dediğin ama hırsızlık yapan bir kadını görmezden mi gelirsin? Güzel dediğin iş arkadaşın sürekli terfi alırken senin yıllarca aynı pozisyonda olman normal mi? Yalnızca fiziği ve dış görünüşü için güzel bulduğun birinin üstündeki kıyafetleri al bir hayvana giydir hakikaten o daha güzel olur. Hayvanlardaki saflık ve temizlik hiç bir insanda var olamayan bir asalettir.
Özetle gerçekten kelimelerle olan küskünlüğümüzü düzeltmeliyiz, ben güzele güzel demem gönlü temiz olmadıkça.
Güzellik iç ve dış diye ayrıştırılamaz! Mimarlık gibi değil ki bu, iki ayrı ölçekte çalışsın! İkisi bir bütünün etrafa yansıması, biri olmadan diğerini doğru kabul edemeyiz. Adriana Lima erkek gibi konuşup, yürüse, etrafa tükürse güzel mi olurdu? Hayır. Seksi evet, alımlı evet, ama asla güzel olmazdı.
Olur olmaz her şeye herkese güzel demek adetten olmuş, ama bence gerçek güzellerin hakkını vermeliyiz.

Güzellik: yaş, kilo, cinsiyet, tür, ırk, din, kıyafet, para, şan, şöhret ile elde edilen bir şey olmadığı gibi sonradan da elde edilebilecek ve kalıcı bir özelliktir.
Bir arı asla çirkin olmaz, yada bir aslan asla çirkinleşmez, yılanlar bile güzeldir. Neden mi? Hepsi de oldukları gibi, oldukları kadar ve zorlamasız kolayca fark edilir ve ayırt edici biçimde kendilerine has GÜZELLİKTEDİRLER.
İşin bir de şu tarafı var, maalesef acı ama gerçek: zihnimizin güzele olan arzusu bizi gündelik hayatta da hep bazı normların, kalıpların içinde kalmaya zorlar. Şişmanlar, boyu kısalar, gözlük takanlar, diş teli takanlar, sakatlar, dilsizler neden GÜZELLİK normlarımıza uymaz ve bu insanların sosyal hayata adapte olmaları, işlerinde yükselmeleri, eş bulmaları ve arkadaş bulmaları hep zordur. Sen bilmezsin, ama onlar buna hep maruz kalırlar. Unuturlarsa da sistem hep onlara bunu hatırlatır. Kendilerini hiçbir zaman tam ve tamamlanmış hissedemezler yada emdikleri sütü burunlarından gelir, zorbalıklara maruz kalırlar. Aslında bıraksan kendisiyle barışık olan bu insanlar, senden daha güçlü ve güzeldirler. Neden mi? Sana rağmen hala kendilerine olan inançlarını kaybetmedikleri, sana rağmen kendilerini GÜZEL bulma cesaretine sahipler!
Şimdi kim daha çirkin, kim daha aciz bir daha düşün. Onlar seni görebiliyorlar, ya sen kendini görebiliyor musun?

Yani, güzel olmak önemli – birincil değerli bir o kadar da tehlikelidir. Kimisi için lanet gibidir, kimisi için bir lütuf. Elindeki bu değeri nasıl değerlendirdiğine göre ya kaybolur gider yada şahlanır parlar güzellik.
Anlayana şans anlamayana zorluk getirir. Güzellik cidden senin bildiğin gibi değil!