Serüven 9.2: Güzele olan açlık

Güzele ulaşmak için, yaşamında bazı zorluklara katlanman gerekebilir.

Tesadüfen tanışmadık, ama yaşanan her şey bir tesadüftü. Taşın üzerine oturmuş, ayaklarımı soğuk suya bırakmış ve güneşin sıcaklığını tenimle hissediyordum. Suyun içinde yüzerken bana seslenip “Güzel bir yere gidiyorum, benimle gelmek ister misin?” dedi. Fazla düşünmeden onu takip ettim. Yolculuk 45 dakika ve belki de daha fazla sürmüştü. Ancak yol boyu karşıma çıkan kayalar, dikenli çalılar, derin sessizlik, susuzluk, bilek burkulmaları, buz gibi soğuk suya katlanmak zorunda kalmıştım. Her seferinde, “İstersen geri dönebiliriz.” diyen rehberime inat ben devam etmek, yolun sonundaki güzele ulaşmak istedim.

“Güzellik, bir anın içinde ebediyeti hissetmektir.”Marcel Proust

“Ne kadar da güzel, değil mi?” dedim. Evet, buraya ulaştığımıza, yol boyu katlandığımız çalı çırpı ve bacaklarımızdaki çiziklere, bilek burkulmalarımıza, kayıp düşmelerimize, susuz kalmamıza, ter dökmemize hepsine ve daha fazlasına değmişti.

Gerçek anlamda kan ve ter dökerek ulaştığım yer yalnızca güzel değil saklı bir cennet parçası gibi, bir o kadar da ıssızlığıyla ürperticiydi. Ancak buz gibi suya her dalışımda huzurun duyumsanabildiğini orada öğrendim.

Sonra fark ettim ki: güzele ulaşmak için bazen zorluklara katlanman da gerekebilir. Yani, sonunda güzellik olduğunu bilsek tüm zorluklar katlanılır olur muydu?

Zamanımınız sorunu belki de güzel olana bu kadar hızlı ve  çabuk ulaşmamız ve belki asıl olana ulaşamıyor oluşumuz. Şimdi bunun için kimseyi suçlamaya gerek yok. Neden mi?  Bizden önceki “Ben çektim sen çekme yavrum.” düşüncesi bizi bu günlere getirdi.

“Güzellik, insana verilmiş en sessiz armağandır.” — Dostoyevski, Budala

Asya’da çocuklara verilen öğütler ve geleneklere bağlılık halen devam etmekte. Bu sebeple toplumda yozlaşma, kültürel bozulma ve dil kaybı gibi önemli kavramlar ya daha az zarar görüyor yada hissedilir düzeyde bir etki yaratmıyor.

Diyemeyiz ki Türkiye’deki aileler bu düşüncelerini falanca niyetle ve içinde iyilik barındırmadan yapmış olsunlar, öyle değil mi? Yani, içinde bulunduğumuz Dünya’da doğru asla tek değil (bize öğretilenin aksine). Ancak, denenmiş bazı yollar var ki insanın yeniden denemesi yada olmuyorsa zorlamasına gerek yok!

Güzel her zaman güzeldi zaten. Erişilebilir kılınması sahip olduklarını elinden almadı tam aksine onu böylesine net anlayabilmemiz için bizlerin zamana ihtiyacı vardı. Kendi güzelliğini yeniden keşfetmen dileğiyle.

Bir Cevap Yazın