
Merhaba, ben Deniz. Asıl mesleğim iç mimarlık ancak ben hep yazmayı çok sevdim ve hiç bırakmadım. Denizde uzanmaktan sonra en keyif aldığım şey yazmak. Peki bu siteyi kurmamdaki sebep ne? Neden yazıyorum, paylaşıyorum, anlatıyorum ? Bilmek ister misin?
Çocukken herkes gibi ben de günlük tutardım, benim için özel zamanlardı. Kendimle ve zihnimdekilerle yalınlaştığım anlardı. Büyüdükçe bu alışkanlığımı bıraktım ancak kelimeler zihnimde dolaşmaya devam etti.
Ufak bir anı;
Bir Cuma akşamı üç kız İstiklal Caddesi’nde evlerimize dönmek için metroya yürürken saat akşamın 10’uydu. O sırada hararetli bir konudan konuşuyorduk ve ayrılmak yerine en yakın mekana oturduk. Son birer çay içip kalkacaktık. O soğuk, yuvarlak mermer masada bilmem kaçıncı çayımızı yudumlarken saat sabahın 6’sı oluvermiş ama biz hala hararetle konuşmaya devam ediyorduk. O gün o masadan kalkarken hepimizin değiştiğini, yaşamlarımızın artık daha farklı olacağını hissettim. En önemlisiyse yıllardır üzüldüğüm konularda yalnız olmadığımı, sadece hiç birimizin bunu paylaşacak ya yüreği yada zamanı olmadığını anladım. Bana içini açan, beni yargısızca dinleyen arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu siteyi açmama ilham olduklarını bilseler ne düşünürlerdi acaba?
Bu sitede dertlerimizin ne kadar bir, ne kadar benzer olduğunu sana tekrar anımsatmak istedim. Yalnız olmadığını, çözümün hep var olduğunu bil istiyorum. Kendini tanı ve kendini sev istiyorum. Bu nedenle en ilkel şekilde sana ulaşarak deneyimlerimi burada yazarak seninle paylaşıyorum. Umarım işe yarıyordur.
Gerçek nedir? Sen neye inanıyorsan gerçekte o’dur!
Yazılarımdaki karakterin isimlerini değiştirerek, olayları da toparlayarak, kimi yerde değiştirerek aktarıyorum. Neticede hepsi benim bilinçaltımdaki serüvenler ve doğru şekilde aktarabilmem için de bir akış içinde de olmak zorundalar. Bazıları henüz, bazıları da uzun zaman önce yaşandı. Kendimce sıralamaya koyarak, bendeki süreleri dolan yazılarımı paylaşıyorum. Yani içimi dökmekten çok içimdekileri anlamanı sağlamaya çalışıyorum. Yukarıdaki 2 kız arkadaşım gibi belki sen de aynı dertlerden yakınıyorsun ve her şeyin üzerine geldiğini hissediyorsun. İşte böyle hissetme diye sana yazıyorum. Bu evrende yalnız değilsin!
Ben hayatı filmlerden ve kitaplardan öğrendim. Bulmak için kaybolmak, anlamak için unutmak gerekir. Her şeyi bildiğimizi, keşfedilecek bir şey kalmadığına inanıyoruz. Oysaki en önemli keşif kendimiziz! Hiç bitmeyen, bir ömür boyu yenilenen sonsuz bir keşif bu!
Bu yaşam senin, yalnızca senin ve sen de yalnız değilsin!
Sevgiler..
My Latest Posts
• • •
- Nasıl seversin? Tuzlu mu Tatlı mı?Bugün öğrendim ki her insanın sevme şekli birbirinden farklıdır. Nasıl mı? Gel, anlatayım. A. Ben bir insanı neden severim ya da sevmem? Sevebilmem için: onunla konuşabilmem, tartışabilmem ve paylaşabilmem yeterlidir.… Daha fazla okuyun: Nasıl seversin? Tuzlu mu Tatlı mı?
- Deniz ve onunla yaşamKarada Çocukken çevremde değer gören, sevilen arkadaşlarım ya derslerinde çok başarılı olanlar ya da çok güzel/ yakışıklı olanlardı. Bendeyse ikisinden de yoktu. Gözümde kocaman gözlüğüm, ensemde toplanmış saçlarım vardı. Derslerden… Daha fazla okuyun: Deniz ve onunla yaşam
• • •